Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Emre v. Türkiye davasında (başvuru no. 2412/21) hükümlünün ailesine daha yakın bir cezaevine nakil talebinin reddedilmesinin AİHS’nin 8. maddesi (aile hayatına saygı hakkı) kapsamında ihlale yol açtığına hükmetti.
Nakil talebi “kapasite doluluğu” ve “suç tipi” gerekçesiyle reddedildi
Başvurucu Rafet Emre (1966 doğumlu, Edirne’de yaşıyor), 2016’da tutuklanmasının ardından Kırşehir E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda, ailesine 850 kilometreden fazla uzaklıkta cezası infaz ediliyordu. Emre, 2018 yılında ailesine daha yakın bir cezaevine naklini talep etti.
Cezaevi idaresi, Edirne’ye daha yakın cezaevlerinin dolu olduğunu; ayrıca başvurucunun mahkûm edildiği suçun niteliği nedeniyle bu cezaevlerinin “uygun olmadığını” belirterek nakil talebini reddetti. İç hukukta mahkemeler bu kararı onadı; süreç 2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla da kesinleşti.
AİHM: Aile hayatı olumsuz etkilendi
AİHM, Edirne–Kırşehir arasındaki uzun yolculuğun başvurucunun aile hayatı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu değerlendirdi. Başvurucu, eşinin ve çocuklarının yaşadığı güçlükler nedeniyle, 2016’dan bu yana kendisini yalnızca dört-beş kez görebildiklerini belirtti. Mahkeme bu şikâyet kapsamında AİHS m. 8 ihlali kararı verdi.
Bu karar bir Daire kararı olup, Sözleşme uyarınca belirli koşullarda Büyük Daire’ye götürülmesi talep edilebilir; karar kesinleştikten sonra icrası Bakanlar Komitesi denetimine tabi olur.



