BM Özel Raportörlerinden Türkiye’ye Ağır İnsan Hakları Uyarısı: Kadınlar, Öğrenciler ve Çocuklar Sistematik Biçimde Hedef Alınıyor

image

Cenevre – 8 Ekim 2025

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde görev yapan 8 ayrı Özel Raportör ve Keyfî Tutuklamalar Çalışma Grubu, Türkiye’de 7 Mayıs 2024 ve 6 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonlara ilişkin olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne resmî bir uyarı mektubu gönderdi. Yazıda, yüzlerce kadın, üniversite öğrencisi ve çocuğun keyfî biçimde gözaltına alındığı ve tutuklandığı ifade edilerek, Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal ettiği belirtildi.

BM uzmanlarına göre söz konusu operasyonlarda, kişilerin pasaport başvurusu, yurt dışı seyahati, öğrenci evinde kalma, para transferi yapma ve şifreli mesajlaşma uygulaması kullanma gibi tamamen hukuken meşru faaliyetleri, “terör faaliyeti” olarak değerlendirilerek cezai soruşturmalara konu edildi. Özellikle çocukların aylarca fiziki ve teknik takibe alınması, kelepçeli gözaltılar, avukata erişimin engellenmesi ve ailelerinden koparılmaları, BM tarafından Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne açık aykırılık olarak nitelendirildi.

BM raporunda, Ankara Üniversitesi son sınıf öğrencisi Elif Değirmenci’nin tutuklanması örnek vaka olarak ele alındı. Mezuniyetine haftalar kala tutuklanan Değirmenci’nin sınavlara giremediği, sağlık hizmetlerine erişiminin engellendiği ve eğitim hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı belirtildi. BM, bu olayın kadınlar ve gençlere yönelik sistematik bir bastırma politikasının parçası olduğuna dikkat çekti.

Raporda ayrıca, işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin etkili soruşturma yürütülmediği, gizli tanık ve doğrulanmamış dijital delillerin tutuklamalara esas alındığı, avukatların karakollardan çıkarıldığı ve dosyalara kısıtlama getirildiği vurgulandı. Bu uygulamaların adil yargılanma hakkını ve kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ağır biçimde ihlal ettiği belirtildi.

BM mekanizmaları, yaşananların 2016 sonrası dönemde Gülen Hareketi ile ilişkilendirilen kişilere yönelik süregelen sistematik baskı politikasının devamı olduğu tespitini yaptı. Belgede, bugüne kadar 700 binden fazla kişi hakkında terör soruşturması yürütüldüğü, AİHM’in çok sayıda ihlal kararı verdiği ve özellikle Yalçınkaya/Türkiye Büyük Daire kararına rağmen uygulamaların değiştirilmediği vurgulandı.

BM, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nden 11 ayrı başlık altında resmî açıklama talep etti. Bu açıklamalar arasında çocuklara yönelik işlemlerin hukuki dayanağı, gizli tanık ve dijital delillerin güvenilirliği, işkence iddialarının soruşturulup soruşturulmadığı ve terör mevzuatında değişiklik yapılıp yapılmayacağı yer alıyor. BM ayrıca, bu yazışmanın 60 gün içinde kamuoyuna açıklanacağını ve Keyfî Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun ayrıca bağlayıcı nitelikte bir görüş (opinion) yayımlayabileceğini bildirdi.

Uzmanlar, söz konusu iddiaların doğrulanması hâlinde, Türkiye bakımından uluslararası sorumluluk, yeni AİHM ihlal kararları ve devlet yetkilileri açısından bireysel sorumluluk doğabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye’ye İlişkin diğer görüş ve kararlar için aşağıdaki sayfayı inceleyebilirsiniz.

Türkiye’ye İlişkin Görüş ve Kararlar

https://spcommreports.ohchr.org/TMResultsBase/DownLoadPublicCommunicationFile?gId=30317