“Çocukların gözyaşları üzerine adalet inşa edilemez.”

image

Brüksel Hukuk Merkezimiz tarafından yayımlanan “Ebeveynlerin Eş Zamanlı Tutuklanması ve Çocuklar” başlıklı bu rapor, Türkiye’de anne ve babanın aynı anda tutuklanması veya hapsedilmesi uygulamasının çocuklar, aile bütünlüğü ve hukuk devleti üzerindeki ağır etkilerini ele almaktadır.

Rapor, özellikle küçük yaşta, bakıma muhtaç veya özel gereksinimli çocukların bulunduğu ailelerde her iki ebeveynin aynı anda cezaevine gönderilmesinin yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, sistematik nitelik taşıyan derin bir insan hakları sorunu olduğunu ortaya koymaktadır.

Çocuğun üstün yararı ilkesi, her türlü yargısal ve idari işlemde öncelikli değerlendirme konusu olmalıdır. Buna rağmen, şablon gerekçelerle verilen tutuklama ve infaz kararları çocukların bakım, güvenlik, eğitim, sağlık ve psikolojik gelişim ihtiyaçlarını çoğu zaman görünmez kılmaktadır.

Rapor, AİHM’in Yalçınkaya v. Türkiye ve Yasak v. Türkiye kararları ışığında, ceza yargılamalarında bireyselleştirilmiş değerlendirme, ölçülülük, hukuki öngörülebilirlik ve alternatif tedbirlerin önemine dikkat çekmektedir.

Bu çalışma, eş zamanlı ebeveyn tutuklamalarının çocuklar üzerinde yarattığı travmayı, terk edilmişlik hissini, sosyal dışlanmayı ve eğitim hayatındaki çöküşü görünür kılmayı; aynı zamanda CMK ve infaz mevzuatında çocukları ebeveynsiz bırakmayacak açık yasal güvencelerin oluşturulmasını savunmaktadır.

Adalet sistemi, çocukları fiilen cezalandıran uygulamalardan vazgeçmeli; çocuğun üstün yararını merkeze alan, aile bütünlüğünü koruyan ve insan haklarına dayalı bir yargı pratiği inşa etmelidir.