Siyasi Niteliği Açık Dosyalar ve CCF’nin Uygulama Kriterleri
CCF, her başvuruyu somut deliller ışığında bağımsız olarak değerlendirir; ancak siyasi nitelik, adil yargılanma ihlalleri ve koruma statüsü gibi unsurlar silme kararlarını özellikle güçlendiren temel kriterlerdir. Bu bölümde, Komisyon’un hangi durumlarda bültenleri kaldırma eğiliminde olduğunu ve değerlendirmede hangi kanıt standartlarını esas aldığını kısa bir çerçevede özetliyoruz.
Siyasi Niteliği Açık Dosyalar ve CCF’nin Uygulama Kriterleri
CCF, her başvuruyu olaya özgü deliller, başvurucunun kişisel durumu ve ilgili ülkenin uygulamaları çerçevesinde değerlendirir. Bu nedenle otomatik bir silme süreci yoktur; ancak belirli kriterler, başvurunun olumlu sonuçlanma olasılığını belirgin biçimde artırır.
- Siyasi Nitelikli Suçlamalar: Madde 3’ün Uygulama Alanı
INTERPOL Anayasası’nın 3. maddesi, siyasi, askerî, dinî ve ırksal nitelikli konulara ilişkin veri işlemeyi yasaklar. Dolayısıyla:
- İfade özgürlüğü,
- Barışçıl protesto ve sivil itaatsizlik,
- Gazetecilik faaliyetleri,
- Akademik çalışmalar,
- Dernek üyeliği, imza kampanyaları, sivil toplum faaliyetleri,
- Yasal faailiyetlerin suçlama konusu yapılması
durumları, CCF tarafından doğrudan siyasi nitelikli olarak değerlendirilir.
Bu tür dosyalarda, bültenin veya diffüzyonun silinmesi yönünde güçlü bir eğilim bulunur; çünkü bu suçlamalar INTERPOL’ün görev alanı dışında kabul edilir.
- Adil Yargılanma Güvenceleri ve İşkence/Kötü Muamele Riski
CCF, başvuruların değerlendirilmesinde insan hakları standartlarını dikkate alır. Özellikle şu durumlar silme yönünde etkili olabilir:
- Bağımsız ve tarafsız yargı güvencesinin bulunmadığı ülkelerde yürütülen soruşturmalar,
- Avukata erişimin engellendiği, ifade alma sürecinin usulsüz olduğu dosyalar,
- Gizli tanık uygulamasının kötüye kullanıldığı, dijital delillerin usule aykırı toplandığı davalar,
- Kişinin geri gönderilmesi hâlinde işkence, kötü muamele veya uzun süreli izolasyon riski,
- Mülteci veya uluslararası koruma statüsünün bulunması (CCF bu durumda kural olarak bültenin sürdürülmesine izin vermez).
Ayrıca zamanaşımı, delil yetersizliği, hukuki dayanak eksikliği, iddianın şişirilmiş veya keyfî görünmesi gibi unsurlar da değerlendirmede belirleyicidir.
- Delil Kalitesi ve Anlatım Tutarlılığı
CCF’nin kararlarında en sık vurgulanan hususlardan biri, kanıt kalitesi ve tutarlılığıdır. Bu çerçevede:
- Belgelerin güvenilir,
- Tarihsel olarak doğru,
- Bağımsız kaynaklarla doğrulanabilir,
- Başvurucunun önceki beyanlarıyla çelişmeyen
nitelikte olması gerekir.
Soyut iddialar, teyit edilmemiş anlatımlar veya siyasi değerlendirme içeren genel ifadeler, CCF’nin standartlarını karşılamaz. Başvuru, somut verilerle desteklenen, kronolojik ve net bir dosya hâline getirilmelidir.
- CCF’nin Genel Yaklaşımı: Denge Ama İnsan Hakları Odaklı
CCF, değerlendirmelerinde:
- Bir yandan uluslararası suçla mücadele ilkesini,
- Diğer yandan bireysel özgürlükleri ve insan haklarını
korumaya çalışan bir denge gözetir. Ancak siyasi nitelikli dosyalarda bu denge, açık biçimde insan hakları lehinekurulur.
Bu nedenle siyasi motifli suçlamalar, mülteci statüsü, adil yargılanma eksikliği veya işkence riski gibi unsurlar, başvurunun olumlu sonuçlanmasını önemli ölçüde güçlendirir.

