Hakkınızda İstinabe Talebi Varsa Ne Yapmalısınız?

Bulunduğunuz ülkeye, sizin hakkınızda ifade alınması, tanık olarak dinlenmeniz veya bazı bilgilerin toplanması amacıyla bir uluslararası istinabe talebi gönderilmişse, bu durum son derece ciddidir. Özellikle siyasi nitelikli dosyalarda, istinabenin amacı çoğu zaman sizin masumiyetinizi dinlemek değil, talep eden devletin yürüttüğü siyasi soruşturmaya delil toplamak olabilir. Bu yazı, istinabe talebiyle karşılaşan kişilerin neden dikkatli olması gerektiğini, hangi risklerin bulunduğunu ve talebin reddedilmesi için hangi stratejik adımların atılabileceğini genel hatlarıyla açıklamaktadır.

Hakkınızda açılmış bir ceza dosyası nedeniyle, ülkeniz başka bir devletten “istinabe” yoluyla sizin hakkınızda işlem yapılmasını isteyebilir.

Bu şu anlama gelir:

Bulunduğunuz ülkedeki mahkemeden veya savcılıktan, sizin ifadelerinizin alınması, tanık olarak dinlenmeniz ya da hakkınızda bazı bilgi ve belgelerin toplanması talep edilmektedir.

Özellikle siyasi nitelikli dosyalarda bu durum son derece ciddidir.
Burada kritik nokta şudur:

“Zaten suç işlemedim, çıkar anlatırım” düşüncesi çok risklidir.
Amaç, ifade vermek değil, talebin **başından itibaren siyasi olduğu ortaya konularak reddedilmesini sağlamaktır.

  1. Neden “Zaten suç işlemedim, anlatırım” Demek Risklidir?

Birçok kişi ilk refleks olarak şunu düşünür:

“Ben bir suç işlemedim, çıkıp herşeyi anlatırsam zaten anlarlar.”

Bu, normal bir ceza davasında makul görünebilir; ama siyasi nitelikli ve uluslararası boyutlu dosyalarda tablo farklıdır:

  • İstinabe talebi, çoğu zaman talep eden devletin ceza davası dosyasını güçlendirmek için yapılır.
  • Sizin verdiğiniz ifade, Türkiye’de (veya talep eden ülkede) aleyhinize delil olarak kullanılabilir.
  • Özellikle yapılandırılmış siyasi yargılamalarda, ifade çoğu zaman:
    • Cümlelerin bağlamından koparılması,
    • “İtiraf / kabul” gibi sunulması,
    • Başka delillerle birleştirilerek örgüt üyeliği, yardım, propaganda suçlamalarını güçlendirmek için kullanılır.

Bu nedenle:

“İstinabe talebi varsa, bunu masumiyetimi anlatmak için fırsat sanmak yerine, siyasi nitelikli bir takibata delil sağlamaya zorlanıyorum” diye düşünmelisiniz.

  1. Amaç Ne Olmalı? – İfade Vererek Değil, Talebin Reddini Sağlayarak Korunmak

Siyasi dosyalar söz konusu olduğunda temel hedef şudur:

Bulunduğunuz ülkedeki mahkeme veya savcılığın, hiç ifade almadan, “Bu talep siyasi nitelikli ve insan hakları açısından sakıncalı” diyerek istinabe talebini reddetmesi ve dosyayı geri göndermesini sağlamak.

Yani:

  • Strateji, “İfade veririm, kendimi anlatırım” değil;
  • “Bu istinabe talebi siyasi ve kötüye kullanıma açık, o yüzden bu soruşturmaya delil sağlanmamalı” argümanını güçlendirmek olmalıdır.

Bu bakış açısının:

  • Hem siyasi suç istisnasıyla,
  • Hem de uluslararası insan hakları standartlarına uygun olduğu bilinmelidir.
  1. Önemli Hukukî Arka Plan: İfade Neden Bu Kadar Kritik?

Türk ceza yargılaması açısından önemli bir gerçeklik var:

  • Genel kural olarak, sanığın ifadesi alınmadan mahkûmiyet kararı verilmesi mümkün değil;
  • Buna karşılık, ifadesi alınmadan beraat kararı verilmesi mümkündür.

Bu ne demek?

  • Bir mahkeme, sanığın ifadesini istiyorsa, sıklıkla dosyayı:
    • “Mahkûmiyete götürecek şekilde tamamlamaya çalışıyor” ve
    • Sanığın ifadesini, dosyayı “tamamlamak” için kullanmak istiyor.

Buna şu şekilde bakılabilir:

Eğer mahkeme beraat ettirmek istiyor olsaydı, ifadeye ihtiyaç olmadan karar verebilirdi.
Ama istinabe yoluyla ifadeniz talep ediliyorsa, çoğu zaman mahkûmiyet senaryosunun bir parçası olduğunu değerlendirmek gerekir.

Bu tablo, ifade verme konusunda aşırı temkinli olmanız gerektiğini gösterir.

  1. İstinabe Talebinin Siyasi Olduğunu Anlatmak Neden Bu Kadar Önemli?

Talep edilen ülkenin makamları (mahkeme, savcılık), istinabe talebini değerlendirirken şunları sorar:

  • Bu dosya gerçekten adi bir suç mu, yoksa siyasi nitelikli bir takibat mı?
  • Talep eden ülkede:
    • Yargı bağımsızlığı,
    • Adil yargılanma hakkı,
    • İşkence ve kötü muamele riski
      konusunda ciddi sorunlar var mı?
  • İstenen işlem (ifade alma, bilgi-belge temini), bu kişinin:
    • Siyasi görüşü, kimliği, inancı veya barışçıl faaliyetleri nedeniyle cezalandırılması ve susturulması amacıyla mı kullanılıyor?

Eğer mahkeme/savcılık:

“Bu dosya esasen siyasi; biz böyle bir kovuşturmaya delil sağlayarak katkı veremeyiz.”

noktasına gelirse:

  • İfade almadan, hiçbir işlem yapmadan istinabe talebini reddedebilir.
  • Böylece:
    • Hem sizin ifadeniz alınmadığı için mahkumiyet kararı verilmemiş olur,
    • Hem de bulunduğunuz ülke, bu siyasi takibata meşruiyet kazandırmamış olur.
  1. Ne Yapmalısınız? – Pratik Adımlar a) Tek başınıza hareket etmeyin

Öncelikle:

  • İstinabe tebligatı aldığınızda,
  • Ya da hakkınızda istinabe talebi olabileceğini öğrendiğinizde,

mutlaka bulunduğunuz ülkede:

  • Ceza hukuku,
  • İade ve adlî yardımlaşma,
  • İnsan hakları / iltica alanlarında deneyimli bir avukatla çalışın.
  • b) Dosyanın siyasi niteliğini ortaya koyan bir çerçeve hazırlayın

Mahkeme veya savcılığa, sadece:

“Bu siyasi bir dosya, ben masumum.” demek yetmez. Bunu belgelerle ve sistematik bir anlatıyla desteklemek gerekir:

  • Ülke koşulları:
    • AİHM kararları,
    • BM ve uluslararası kuruluş raporları,
    • İnsan hakları örgütlerinin raporları.
  • Sizin kişisel durumunuz:
    • Mesleğiniz (öğretmen, hakim, savcı, polis, iş insanı, gazeteci, STK çalışanı vb.),
    • Hakkınızdaki soruşturmaların niteliği (örgüt üyeliği, bankaya para yatırma, sendikaya üye olma, okul/dernek/üniversite, sosyal medya paylaşımları vb.),
    • Gözaltı, işkence, KHK, malvarlığına el koyma, pasaport iptali gibi uygulamalar.
  • Daha önce benzer dosyalarda:
    • Yabancı mahkemelerden verilmiş iade/istinabe reddi kararları,
    • Siyasi nitelik tespiti içeren içtihatlar.

Amaç şu olmalı:

“Bu dosya, görünüşte bir ‘ceza davası’ olsa da gerçekte siyasi nitelikte kitlesel bir kovuşturmanın parçasıdır; sizin mahkemenizin bu takibata delil sağlayarak ortak olmaması gerekir.”

c) İfade vermeme / ifade sınırlandırma stratejisini avukatla birlikte belirleyin

Bazı ülkelerde:

  • Tanıklık / ifade verme konusunda zorlayıcı kurallar olabilir,
  • Hiç konuşmama hakkının kapsamı değişebilir.

Bu nedenle:

  • “Hiç ifade vermeyeceğim” veya
  • “Sadece kimlik bilgilerimi verip susacağım”

gibi kararları mutlaka yerel avukatınızla birlikte değerlendirin.

Temel ilke şu olsun:

Stratejiniz, ifade vermek değil, siyasi niteliği ortaya koyup talebin hiç uygulanmadan reddedilmesini sağlamaküzerine kurulmalıdır.

d) İltica dosyanızla çelişmeyin, tam tersine güçlendirin

Eğer:

  • Mülteci/koruma statünüz varsa,
  • Ya da iltica başvurunuz devam ediyorsa,

bu durum:

  • İstinabe sürecinde aktif bir argüman olarak kullanılabilir:

“Bu kişi, zaten siyasi baskı nedeniyle bu ülkeye sığınmış; ona yönelik ceza kovuşturmasına delil sağlamak, sığınma sisteminin mantığıyla çelişir.”

Bu sebeple:

  • İltica dosyanızda anlattıklarınız ile
  • İstinabe sürecinde kullanılan argümanlar birbirini desteklemeli, asla çelişmemelidir.
  1. Hedef, İfade Vermek Değil, Talebin Reddedilmesini Sağlamaktır

Kısaca:

  • Hakkınızda istinabe talebi varsa, bu durumu hafife almayın.
  • “Nasıl olsa bir şey yapmadım, çıkar anlatırım” yaklaşımı, siyasi dosyalarda ağır sonuçlar doğurabilir.
  • Temel amaç, bulunduğunuz ülkedeki mahkeme veya savcının:
    • Dosyanın siyasi nitelikli olduğunu,
    • İade/istinabe sisteminin siyasi amaçla kötüye kullanıldığını,
    • Sizin haklarınızın ciddi risk altında olduğunu görmesi ve
    • Hiç ifade almadan istinabe talebini reddetmesidir.