AİHM’den Ohal dönemi İhraçlar İçin Kritik Karar: “Gerekçe Olmadan Karar Olmaz”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), OHAL döneminde çıkarılan KHK’lara dayanılarak yapılan işten çıkarmalara ilişkin açılan davalarda, Türk mahkemelerinin yeterli gerekçe içermeyen ve kalıp ifadelerle kurulan kararları nedeniyle Türkiye’nin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Felemez ve Diğerleri/Türkiye kararında Mahkeme, “terör örgütüyle bağlantı/iltisak şüphesi” gibi ağır bir iddianın hangi somut olgulara dayandığı açıklanmadan karar verilmesini, AİHS’nin 6/1. maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirdi.
Davaların Ortak Özelliği Neydi?
Başvurucuların tamamı, görevlerinden veya işlerinden çıkarılmış kişilerdi. Gerekçe ise genellikle aynıydı:
“Terör örgütüyle iltisak / irtibat şüphesi”
Ancak dosyalarda dikkat çeken nokta şuydu:
Yerel mahkemeler, bu ağır suçlamaların hangi somut delillere dayandığını açıklamadan, çoğu zaman kalıp ifadelerle davaları reddetti.
AİHM’e göre mahkemeler:
- Kişiye özgü değerlendirme yapmadı
- Başvurucuların “Benimle ilgili somut ne var?” sorusuna cevap vermedi
- Sadece mevzuata veya KHK’ya atıf yaparak karar verdi
Bu yaklaşım, özellikle KHK sonrası dönemde yaygınlaşan yargı pratiğine doğrudan bir eleştiri niteliği taşıyor.
AİHM Ne Dedi?
Mahkeme kararında çok net bir ilke hatırlatıldı:
Mahkemeler, tarafların davanın sonucunu etkileyebilecek temel iddialarına açık ve somut cevap vermek zorundadır.
AİHM, Türk mahkemelerinin kararlarının:
- Soyut
- Genel
- Klişe
- Bireyselleştirilmemiş
olduğunu belirtti ve bu nedenle AİHS Madde 6/1 kapsamında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
“İltisak” İfadesi Yeterli Değil
Karar, özellikle şu açıdan emsal niteliğinde:
Bir kişiyi işinden etmek, mesleğinden uzaklaştırmak ve sosyal olarak damgalamak gibi ağır sonuçlar doğuran işlemlerde,
“Şüphe var” demek tek başına yeterli değildir.
Mahkemeler,
- Hangi bilgiye dayanıldığını
- Bu bilginin neden güvenilir görüldüğünü
- Kişiyle bağlantının nasıl kurulduğunu
açıklamak zorundadır.
AİHM’e göre bu yapılmadığında yargılama, biçimsel olarak var ama içerik olarak eksik hale gelir.
Tazminat Kararı
Mahkeme, her başvurucuya:
- 2.000 Euro manevi tazminat
- 250 Euro yargılama gideri
ödenmesine karar verdi. Ancak kararın asıl önemi tazminattan çok, yargı pratiğine yönelik açık mesajında yatıyor.
Yeniden Yargılama Kapısı Açıldı
Bu tür AİHM kararları, iç hukukta yargılamanın yenilenmesi başvurularına dayanak oluşturuyor. Çünkü ihlal, sadece usule ilişkin küçük bir eksiklik değil; doğrudan doğruya mahkemelerin karar verme biçimine yönelik.
Bu da şu anlama geliyor:
KHK sonrası “örgütle iltisak” gerekçesiyle işten çıkarılan ve davaları gerekçesiz şekilde reddedilen binlerce kişi açısından bu karar, yeniden yargılama talebinde kullanılabilecek güçlü bir emsal niteliğinde.
Kararın Verdiği Net Mesaj
AİHM bu kararla şunu söylüyor:
✔ Terörle mücadele gerekçesi yargısal denetimi ortadan kaldırmaz
✔ KHK dönemi işlemleri de hukuk devleti standartlarına tabidir
✔ Mahkemeler, idarenin söylediğini tekrar eden makamlar değil, bağımsız değerlendirme yapmak zorunda olan yargı organlarıdır
Ve en önemlisi:
Gerekçesiz karar, adil yargılama değildir.
1️⃣ Öner FELEMEZ – Başvuru No: 30027/20
- Davanın konusu:
Başvurucu, Mardin Belediyesi’nin taşeron şirketinde çalışırken KHK kapsamında PKK ile bağlantılı olduğu şüphesiyle işten çıkarıldı. İşe iade davası açtı. - Mahkemelerin yanıtlamadığı temel iddia:
Başvurucu, hakkında hiçbir soruşturma, delil veya somut gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını savundu.
Ancak yerel mahkemeler, yalnızca KHK’ya atıf yaparak, başvurucunun PKK ile bağlantısına dair hangi bilgi veya belgenin bulunduğunu açıklamadan davayı reddetti. - AİHM’in tespiti:
Mahkemeler bireyselleştirilmiş değerlendirme yapmadı, gerekçe sunmadı. - Tazminat: 2.000 € manevi + 250 € masraf
2️⃣ Zeynep YORGUN – Başvuru No: 34403/20
- Davanın konusu:
Başvurucu, PKK/KCK ile bağlantılı olduğu şüphesiyle işten çıkarıldı ve işe iade davası açtı. - Mahkemelerin yanıtlamadığı temel iddia:
Mahkeme, başvurucunun “örgütle bağlantılı olduğuna inanıldığı” şeklinde soyut bir ifadeyle davayı reddetti.
Hangi bilgiye dayanıldığı, hangi somut olguların bulunduğu açıklanmadı. - AİHM’in tespiti:
Karar klişe ve gerekçesizdir; başvurucunun temel savunmaları yanıtlanmamıştır. - Tazminat: 2.000 € manevi + 250 € masraf
3️⃣ Fırat GÜMÜŞ – Başvuru No: 11548/21
- Davanın konusu:
Başvurucu, terör örgütüyle bağlantılı olduğu şüphesiyle işten çıkarıldı ve işe iade talep etti. - Mahkemelerin yanıtlamadığı temel iddia:
Mahkemeler, başvurucunun geçmişte “terör propagandası” suçundan mahkûm olduğu varsayımıyla karar verdi.
Oysa başvurucu, yargılama sürerken bu suçtan beraat ettiğini belirtti.
Mahkemeler bu hayati savunmayı hiç tartışmadı. - AİHM’in tespiti:
Karar, maddi hataya dayanmış ve başvurucunun belirleyici savunması karşılanmamıştır. - Tazminat: 2.000 € manevi + 250 € masraf
4️⃣ İbrahim AY – Başvuru No: 36831/24
- Davanın konusu:
Başvurucu, 677 sayılı KHK kapsamında terör örgütüyle bağlantı şüphesiyle işten çıkarıldı ve işe iade davası açtı. - Mahkemelerin yanıtlamadığı temel iddia:
Başvurucu, hiçbir örgütle bağlantısının olmadığını, dosyada buna ilişkin tek bir somut delil bulunmadığını belirtti.
Mahkemeler ise yalnızca “örgütle bağlantılı olduğuna inanıldığı” yönünde genel bir ifade kullanarak davayı reddetti.
Bireysel değerlendirme yapılmadı. - AİHM’in tespiti:
Kararlar soyut, kalıp ve gerekçesizdir. - Tazminat: 2.000 € manevi + 250 € masraf
Ortak Hukuki Sorun
Dört dosyada da mahkemeler:
✔ “Örgütle iltisak” iddiasını somutlaştırmadı
✔ Hangi delile dayanıldığını açıklamadı
✔ Başvurucuların “Benimle ilgili somut ne var?” sorusuna cevap vermedi
✔ Klişe ve otomatik gerekçelerle karar verdi
AİHM, bu nedenle tüm dosyalarda AİHS Madde 6/1 (gerekçeli karar hakkı) ihlali buldu.
https://hudoc.echr.coe.int/#{%22itemid%22:[%22001-247912%22]}



