Rapor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 1995-2025 yılları arasındaki verilerini inceleyerek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesinde yer alan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin ihlallerini ve özellikle Türkiye’nin bu alandaki durumunu analiz etmektedir.
Çalışma, geçmişte bu ihlallerin Avrupa genelinde oldukça nadir ve genellikle münferit olaylar şeklinde ortaya çıktığını, ancak 2020 sonrasında ciddi bir kırılma yaşandığını ortaya koymaktadır. Özellikle Türkiye’de 2016 sonrası yargı uygulamalarıyla birlikte, Madde 7 ihlallerinde belirgin ve hızlı bir artış görülmüş; 2021-2025 döneminde Türkiye, Avrupa’daki toplam ihlallerin büyük çoğunluğunu tek başına oluşturur hale gelmiştir.
Rapor, bu artışın temel nedenini Türkiye’de kanunların kendisinden ziyade, yargı organlarının ceza kanunlarını öngörülemez ve genişletici şekilde yorumlamasına bağlamaktadır. Geçmişte yasal olan bazı faaliyetlerin sonradan suç delili olarak kabul edilmesi, “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin açık bir ihlalidir. AİHM’in özellikle Yalçınkaya ve devamındaki kararları, bu sorunun bireysel hatalardan öteye geçtiğini ve Türkiye’de sistematik bir yapısal probleme dönüştüğünü ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak rapor, Türkiye’de Madde 7 kapsamında yaşanan ihlallerin artık istisnai değil, yaygın ve sistematik bir nitelik kazandığını ve bunun hukuk güvenliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurgulamaktadır.




