Türkiye’ye İlişkin Görüş ve Kararlar
Türkiye’de son yıllarda derinleşen insan hakları krizine ilişkin en kapsamlı uluslararası değerlendirmeler, Birleşmiş Milletler’in sözleşme temelli organları ve özel mekanizmaları tarafından yapılmaktadır. Keyfî tutuklamalardan ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, işkence iddialarından zorla kaybetmelere kadar uzanan geniş bir yelpazede yayımlanan görüşler, raporlar ve tavsiyeler; hem Türkiye’de yaşanan ihlallerin uluslararası standartlara göre nasıl değerlendirildiğini ortaya koymakta hem de mağdurların adalet arayışında kritik bir referans kaynağı sunmaktadır. Bu yazı, BM mekanizmalarının Türkiye’ye ilişkin kararlarında öne çıkan bulguları ve bunların hukuki-siyasi etkilerini özetlemektedir.
Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmaları, Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine ilişkin çok sayıda bireysel başvuru, ülke raporu ve tematik inceleme gerçekleştirmiştir. Bu süreçler sonucunda yayımlanan görüşler (opinion), nihai gözlemler (concluding observations) ve özel raportör raporları, hem uluslararası kamuoyunda görünürlük sağlamış hem de Türkiye’nin insan hakları siciline dair önemli belgeler oluşturmuştur.
A) Sözleşme Temelli Organların Türkiye’ye İlişkin Görüşleri
İnsan Hakları Komitesi (ICCPR)
- Türkiye, Komite’ye bireysel başvuru yapılabilen ülkeler arasındadır.
- Komite, özellikle OHAL döneminde yapılan başvurularda keyfî tutuklama, adil yargılanma hakkının ihlali, ifade özgürlüğü gibi konularda ihlal tespitleri yapmıştır.
- Bazı kararlarında, ByLock kullanımı, sendika üyeliği, gazete aboneliği gibi gerekçelerle yapılan tutuklamaların siyasi nitelikte olduğunu ve ICCPR’nin 9. ve 19. maddelerinin ihlal edildiğini belirtmiştir.
- Türkiye’ye yönelik tavsiyeler arasında: mağdurların serbest bırakılması, tazminat ödenmesi, yargılamaların yeniden yapılması ve mevzuatın uluslararası standartlara uyumlu hâle getirilmesi yer alır.
İşkenceye Karşı Komite (CAT)
- Komite, Türkiye’den gelen bireysel başvurularda geri gönderme yasağı (non-refoulement), gözaltı sürecinde kötü muamele, cezasızlık gibi konuları değerlendirmiştir.
- Türkiye’ye yönelik nihai gözlemlerinde, özellikle gözaltı merkezlerinin denetimi, bağımsız şikâyet mekanizmalarının eksikliği ve işkence iddialarının etkin soruşturulmaması eleştirilmiştir.
Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW)
- Türkiye’ye ilişkin kararlar, özellikle kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet mağdurlarının korunması, kadınların adalete erişimi gibi konulara odaklanmıştır.
- Komite, Türkiye’deki mevzuatın ve uygulamanın kadın haklarını korumada yetersiz kaldığını, şiddet mağdurlarının yeterince desteklenmediğini ve toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Engelli Hakları Komitesi (CRPD)
- Türkiye’ye ilişkin görüşlerde, erişilebilirlik, makul düzenleme eksikliği, engelli bireylerin kamusal hayata katılımı gibi konular öne çıkmıştır.
- Komite, Türkiye’nin engelli bireylerin haklarını koruma konusunda yasal düzenlemeleri uygulamada eksiklikler yaşadığını belirtmiştir.
B) Özel Mekanizmaların Türkiye’ye İlişkin Görüşleri
Keyfî Gözaltılara İlişkin Çalışma Grubu (WGAD)
- WGAD, Türkiye’den gelen çok sayıda başvuruyu değerlendirmiş ve birçok vakada keyfî gözaltı tespiti yapmıştır.
- Özellikle Gülen hareketi mensubu olduğu iddiasıyla tutuklanan bireylerin vakalarında, siyasi saikle hareket edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve gözaltıların hukuki dayanağının bulunmadığı yönünde görüşler yayımlanmıştır.
- Türkiye’ye, mağdurların derhâl serbest bırakılması ve tazminat ödenmesi çağrısı yapılmıştır.
Zorla Kaybetmelere İlişkin Çalışma Grubu (WGEID)
- Türkiye, Komite’ye bireysel başvuru yapılabilen ülkeler arasındadır.
- Komite, özellikle OHAL döneminde yapılan başvurularda keyfî tutuklama, adil yargılanma hakkının ihlali, ifade özgürlüğü gibi konularda ihlal tespitleri yapmıştır.
- Bazı kararlarında, ByLock kullanımı, sendika üyeliği, gazete aboneliği gibi gerekçelerle yapılan tutuklamaların siyasi nitelikte olduğunu ve ICCPR’nin 9. ve 19. maddelerinin ihlal edildiğini belirtmiştir.
- Türkiye’ye yönelik tavsiyeler arasında: mağdurların serbest bırakılması, tazminat ödenmesi, yargılamaların yeniden yapılması ve mevzuatın uluslararası standartlara uyumlu hâle getirilmesi yer alır.
BM Özel Raportörleri
Türkiye’ye ilişkin özel raportör raporları, özellikle şu alanlarda yoğunlaşmıştır:
- İfade özgürlüğü (gazetecilere yönelik baskılar, sosyal medya cezaları),
- Yargı bağımsızlığı (hakim ve savcıların görevden alınması, siyasi müdahale),
- İnsan hakları savunucularının durumu (gözaltılar, seyahat yasakları, tehditler).
Raportörler, Türkiye’de sivil alanın daraltıldığını, eleştirel seslerin bastırıldığını ve hukukun üstünlüğü ilkesinin zayıfladığını vurgulamıştır.
Kararların Hukuki ve Siyasi Etkisi
- BM mekanizmalarının kararları bağlayıcı olmasa da, uluslararası hukukta yetkili yorum niteliği taşır.
- Bu kararlar, AİHM başvurularında destekleyici belge olarak kullanılabilir.
- Türkiye, BM sistemine taraf bir devlet olarak bu kararları dikkate almak ve tavsiyelere uygun hareket etmekle yükümlüdür.
- Kararların uygulanması, hem uluslararası kamuoyunun takibi hem de sivil toplumun baskısı ile mümkün hâle gelir.
Başvuru Sahipleri İçin Öneriler
- Türkiye’ye ilişkin yayımlanmış kararlar, benzer vakalar için emsal teşkil eder.
- Başvuru hazırlarken, daha önceki kararların hukuki argümanları, ihlale dair değerlendirmeleri ve tavsiye edilen giderim yolları incelenmelidir.
- Kararlar, hem hukuki savunma hem de uluslararası görünürlük açısından stratejik olarak kullanılabilir.
İlgili Linkler

BM’DEN TÜRKİYE’YE “KEYFİ TUTUKLULUK” UYARISI

