tr | en

Menü

Hukukun Siyasi Amaçlar İçin Araçsallaştırılması Raporu Yayınlandı

image

Bu rapor, Türkiye’de ceza hukuku ve ceza muhakemesi yetkilerinin bazı muhalif siyasi aktörler, sivil toplum temsilcileri ve dinî topluluklar bakımından asli amaçlarından uzaklaştırılarak siyasi sadakat üretmenin, muhalefeti sınırlandırmanın ve belirli toplumsal grupları etkisizleştirmenin aracı hâline getirildiği iddiasını incelemektedir. Raporun temel tezi, sorunun yalnızca münferit hukuka aykırılıklardan veya hatalı yargı kararlarından ibaret olmadığı; suç isnadının fiil ve bireysel sorumluluk yerine aidiyet, siyasi konum ve iktidarla kurulan ilişki üzerinden şekillendiği daha geniş bir uygulama örüntüsünün bulunduğudur.

Raporun vardığı temel sonuç şudur: Hukuk, kişilerin somut ve kanunda tanımlanmış fiillerini değerlendirmek yerine onları siyasi veya toplumsal aidiyetleri nedeniyle sadakate zorlamak amacıyla kullanıldığında adaletin güvencesi olmaktan çıkar. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturmalarda kişiselleştirilmiş delil, somut suç şüphesi, ölçülülük, masumiyet karinesi ve yargı bağımsızlığı ilkelerinin eksiksiz uygulanması; ağır koruma tedbirlerinin cezalandırma veya tasfiye aracına dönüşmesinin önlenmesi ve AİHM kararlarının yalnızca bireysel başvurular bakımından değil, sistemik sorunun giderilmesini sağlayacak genel tedbirlerle uygulanması gerekmektedir.